SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ
- Ülkemizde Yetiştiriciliği Yapılan Sığır Irkları
- Etçi, Sütçü ve Kombine Verim Yönlü Sığır Irkları
- Sığırların Çevre İstekleri
- Buzağı Bakım ve Besleme
- Kolostrum( Ağız Sütü) önemi
- Doğum Sonrası Bakım ve Besleme
- Boynuz Köreltme
- Buzağıların Yeme Alıştırılması
- Buzağı Boxları
- Buzağıların Sütten Kesilmesi
- Buzağı Hastalıkları
- Danaların Bakımı ve Beslenmesi
- Damızlık Düve Seçimi
- Boğaların Bakımı
- Besi ve Süt Sığırı Besleme
- Ahır Koşulları
- Süt ve Süt Ürünlerinde Hijyenin Korunması
- Yem Katkı Maddeleri
- Et Kalitesine Etki Eden Faktörler
- Rasyon Hazırlama
- Hastalıklar
- ÜLKEMİZDE YETİŞTİRİCİLİĞİ YAPILAN SIĞIR IRKLARI
DOĞU ANADOLU KIRMIZISI (DAK) SIĞIRI
Yayılma alanının genişliği ve sayısal varlığı bakımından ikinci sırada yer alan Doğu Anadolu Kırmızısı ırkındır. Süt, et ve işgücü amacıyla yetiştirilir.
Görünüm Özellikleri:
Renk kırmızıya yakın sarımsı , kahverengimsi tonlar.
Bazı hayvanlarda genellikle arka bacakların iç kısımları olmak üzere vücudun değişik bölgelerinde beyaza kadar değişen açık renkler görülebilir.
Tırnaklar koyu gri, boynuzlar sedef veya gri renkte uçları siyah'tır.
Erkek ve dişileri boynuzludur. genelde hilal şeklindedir.
ZAVOT
Kars yöresine Kafkasya'dan geldiler, Simental ve İsviçre Esmeri ile melezleme ile elde edildiler. Süt verimi 1500 kg. kadardır. Besi tutma özelliği Doğu Anadolu Kırmızısından daha iyidir.

YERLİ KARA
Adı gibi kendi de karadır. Orta Anadolu'ya yayılmıştır. Alçak boyludur ama bedeni uzun yapılıdır. Boynuzları kısadır, öne doğrudur. Ufak, kara tırnaklıdır. Memeleri ve meme başları ufaktır. Memeler tüyle örtülü olabilir.SÜT VERİMİ OLDUKÇA DÜŞÜKTÜR
GÜNEY ANADOLU KIRMIZISI
Güney Anadolu'da yerleşmiştir. Açık sarı ile koyu kırmızı arasında renkler taşır. Tarçın rengi olanlar çoktur. Yüksek boylu, uzun bacaklıdır. Eni boyu birbirine denk olduğundan kare şeklinde bir görüntü verir. Kısa vücudu nedeniyle sallantılı bir yürüyüşü vardır. Sıcak bir ortamda yetişmiştir. Erken gelişen bir hayvandır. Yüksek süt verimi ile tanınır. Sağım yapılırken buzağısının yanında bulunmasını ister. İlk buzağısını 3 yaşında verir. Sağım süresi 210 gün kadardır. İyi bakım şartlarında sahiplerini memnun eden yüksek süt verimlerine ulaşır.

HOLSTAYN
Marmara ve Ege bölgelerinde üretildiler. Sonradan Akdeniz bölgesinde de yaygınlaştılar. Çok kolay tanınabilir. Çünkü bedeni siyah ve beyaz parçaların birleşmesiyle renklenir. Gayet iri yapılıdırlar. Amerika'dan gelenlerin süt yönü kuvvetlidir. Hollanda'dan gelenler de var. Bunlarında et yönü kuvvetlidir. Memeleri büyük ve yumuşaktır. Serin iklimi olan yerlerde bu hayvanlar daha verimli olurlar. Hele bakım ve besleme iyi olursa, çok verimli ve Kârlı bir hayvancılık yapılabilir
JERSEY
Anavatanları İngiltere ve Fransa arasındaki Jersey adası olup, Türkiye'ye Amerika'dan geldiler. Karadeniz bölgemize yerleştiler. Ufak, sevimli, hassas yapılı hayvanlardır. Renk açık kahverengiden koyu kahverengine kadar değişir. Genellikle geyik rengi hakimdir. Yediği yemi en yüksek oranda süte çevirir. Sütü çok yağlıdır. Yumuşak davranışlar karşısında sakin ve iyi huyludur. Sert davranıştan hoşlanmazlar. Sıcak havalardan etkilenmezler. Et verimi düşüktür. Yerli ırklarla melezlemeden çok iyi sonuçlar alınmaktadır. Yavruları cılız ve zayıf olduğu için iyi bakım ister.

ESMER (MONTAFON)
Anavatanı İsviçre'dir. Aslında Esmer ırk olmasına karşılık Montafon adıyla bilinmektedir.Türkiye'de boz ırk sığırlarla yapılan melezlemelerle Karacabey Montafonu geliştirilmiştir. Bugün bu ırktaki hayvanlar Türk Esmeri denecek kadar ülkemize ait olmuştur. Rengi gümüş renginden koyu esmere kadar değişir. Sırtta açık renk bir çizgi bulunur. Burun ucu, boynuz ucu, kuyruk ucu siyahtır. Çok iri gövdelidirler. Hem süt verimi, hem et verimi çok yüksektir. Besi tutma özelliği en üstün ırklardandır. Türkiye'nin her yerine yayılmıştır. Her İklime ve her bölgeye kolayca uyar.
SİMENTAL
Kökeni İsviçre. Alaca renkli. Gövdeyi kaplayan derinin sarı-beyaz veya kırmızı beyaz parçalardan alacası vardır. Baş beyaz olup, sarı veya kırmızı beneklidir. Tırnakları ve bedeni sağlamdır. Çok iri yapılıdır, sırtı uzun, göğsü ve sağrısı geniştir. Besi hayvanı olarak çok elverişlidir. Çabuk besi alır, et verimi yüksektir.

BUZAĞI BAKIM ve BESLEMESİ
Sığır yetiştiriciliğinde temel esaslardan birisi her inekten yılda bir kez sağlıklı yavru alınmasıdır. Sağlıklı bir buzağı elde etmek gebelik döneminde ananın uygun bakım ve beslenmesiyle başlar (Ağız sütünün bileşimi annenin kuru dönem beslenmesiyle yakından ilgilidir. Kuru dönemde vitamin yönünden yetersiz beslenme Ağız Sütündeki vitamin yoğunluğunu olumsuz yönde etkiler), buzağının temiz bir ortamda doğumuyla beraber devam eder. Yeni doğan genç hayvan, vücudu için gerekli olan birçok maddeyi üretemeyecek durumdadır.
Hayvanın sağlıklı olabilmesi, hayvana sağlanacak barınak ve yemleme sistemi ile önem kazanmaktadır. Sağlıklı ve gelecekte işletmenin ihtiyacı olan hayvanın yetiştirilmesi; yeni doğan buzağılara sağlanacak havadar, bol ışıklı ve sağlık şartlarına uygun barınaklarla mümkün olabilmektedir.
Buzağılar doğduklarında hastalıklara karşı dayanıksızdırlar. Bu sebeple yeni doğmuş buzağıların doğar doğmaz yarım saat içinde 1-2 litre ağız sütü almaları sağlanmalıdır. Ağız sütü doğumdan sonraki 2-4 saat içinde de verilebilir. İlk 24 saat içinde vücut ağırlığının %8-10’u olan 4-6 litre ağız sütü içirilebilir. Ağız sütü; hastalıklara karşı bağışıklık için gerekli olduğu kadar, vücut ısısının ayarlanması ve annenin karnında iken bağırsaklarda biriken dışkı kalıntılarının kısa sürede dışarı atılmasını, buzağının ihtiyaç duyduğu yüksek düzeyde enerji, protein ve vitamin-A ihtiyacını karşılar. Buzağıların ilk üç gün içinde günde iki kez 2-3 litre ağız sütüyle beslenmeleri sağlanmalıdır.
BUZAĞI BARINAKLARI (BOX)
Buzağılar doğar doğmaz ya da en geç 24 saat içerisinde annelerinden ayrılmalı ve ayrı bölmelerde barındırılmalıdır. Buzağılar bir arada barındırılacaksa buzağı başına 2-3 m2 iyi
altlığa sahip bölmeler sağlanmalıdır. Ferdi bölmelerde bulunan buzağıya (60*120)cm alan sağlanmalıdır.
- Barınak sıcaklığı 16 dereceden fazla olmamalıdır.
- Buzağıların altında her zaman kuru ve temiz altlık olmalıdır.
- Buzağılara hava cereyanı oluşturulmadan, bol oksijenli temiz hava temin edilmelidir.
BUZAĞI YEMLEME
Buzağılar bir haftalık olduklarında toz halindeki kuru yemleri yemeye başlarlar. İlk zamanlar yedikleri bu yemleri pek az değerlendirebilirler. Zamanla buzağıların katı yemi değerlendirme kabiliyeti yükselir. Üç, dört haftalık olduklarında bu yemden tam olarak yararlanır duruma gelirler. Ancak buzağılara verilecek yemleri inek yeminden farklı ve daha yüksek değerli olması gerekir. İşte bu yeme buzağı büyütme yemi denmektedir. Buzağı büyütme yeminde protein oranı % 17, toplam hazmolabilir besin maddeleri oranı % 75 dolaylarında olmalı. Ayrıca vitamin A,D,E, mineraller ve antibiyotiklerle desteklenmelidir. Erken yeme alıştırmak için buzağıların ağızları dolayına bir miktar toz halindeki yem sürülür, ya da süt kovasının dibine bir miktar yem konulur. Buzağı önceleri farkında olmadan yediği bu katı yemi sonraları aramaya başlar. Yüksek düzeyde sindirilebilir buzağı büyütme yemlerinin verilmesi işkembenin hızlı bir şekilde gelişimini sağlar. Buzağıların sütten kesilmeden önce 100 kg’lık vücut ağırlığı için en az 1 kg buzağı başlangıç yemi tüketmeleri sağlanmalıdır. Uygun bir buzağı bakım ve beslemesi ile 4 aylık yaşta tam ergin bir hayvanın sindirim ve işkembe sistemi ölçüsüne ulaşmış olur. Uygulanan yemleme yalnız ağırlık artışı sağlamak yönünde değil, aynı zamanda diğer gelişmeleri de sağlamalıdır. Doğumdan erginliğe kadar yağlandırıcı bir besleme meme bezinde yağ depozitleri oluşmasını sağlar. Bu durum ise buzağının gelecekteki süt üretim kabiliyetini düşürür. Kendi yaşlarına göre gerekli ağırlığa sahip fakat yağlı düveler tohumlama ve gebelik sonrasında buzağılama güçlüklerine ve metabolik rahatsızlıklara aynı ağırlıktaki iyi gelişmiş düvelere nazaran daha eğilimlidir.
KURU OT
Buzağılar ilk haftadan itibaren azar azar kuru ot yemeye başlar. Buzağılara verilmesi en uygun olan kuru ot yapraklı, iyi kurutulmuş, yumuşak kuru yoncadır. Kuru ot yada yonca hayvanların önünde yiyebileceği kadar bulundurulmalıdır. Genç yaşta kuru ot yiyen buzağılarda işkembenin çalışması ve gelişmesi daha erken şekillenir. Bu da buzağının sağlığı yönünden yararlıdır. Buzağının önüne her gün yeni ot konulmalı, bir önceki günden kalanlar yemlikten alınıp daha yaşlı hayvanlara verilmelidir.
Dört aydan sonra buzağı rasyonunun en önemli bölümünü kuru ot oluşturur.Buzağılara gereğinden fazla kaba yem verilmesi karın sarkıklığına neden olur. Kaba yeme düşkün olan buzağılarda bu gibi istenmeyen bir vücut yapısının oluşmaması için hayvana verilen kaba yemler sınırlandırılmalıdır. 3 aylık yaştan küçük olan hayvanlara su içeriği yüksek olan silaj ve taze mera otları verilmemelidir. Bu yem tüketimini sınırlar ve büyümeyi olumsuz etkiler. Buzağılara temiz ve taze su 4. günden itibaren verilebilir. Sıvı yemler yanında su verilen hayvanlarda yem tüketimi arttığından hayvanların gelişiminin daha iyi olduğu gözlenir. Tuz ihtiyaçlarını karşılamak için uygun kaya tuzu ve yalama taşı kolayca erişebilecek yerlere konulmalıdır.
- Tam Yağlı Sütle Besleme
Buzağının yaşı(gün) |
Verilecek yağlı süt(litre) |
Kesif ve Kaba Yem Miktarı |
1-3 gün |
4-6 litre ağız sütü |
- |
4-7 gün |
4 litre/gün |
|
2.hafta |
5 litre/gün |
20-50 gr kesif yem+kaba yem+su |
3-4. hafta |
6 litre/gün |
50-100 gr kesif yem+kaba yem+su+yalama taşı |
5. hafta |
5 litre/gün |
Kesif yem+kaba yem+su+yalama taşı |
6-7 hafta |
4 litre/gün |
Kesif yem+kaba yem+su+yalama taşı |
8-9 hafta |
3 litre/gün |
Kesif yem+kaba yem+su+yalama taşı |
10-11 hafta |
2 litre/gün |
Kesif yem+kaba yem+su+yalama taşı |
12. hafta |
1 litre/gün |
Kesif yem+kaba yem+su+yalama taşı |
3-4 aylık olan buzağılara Brucellosis ve bölgede lüzum görülen hastalıklar için aşı tatbik edilir. İç ve dış parazit mücadelesi yapılır.
BUZAĞILARIN İSHALDEN KORUNMASI
Görülen ilk belirtiler şunlar olabilir , Şiddetli ishal, iştahsızlık,genel bir cansızlık ve hareketsizlik. Pislik açık renk olup keskin ve hoşa gitmeyen bir kokusu vardır.Buzağının vücut sıcaklığı normalin yukarısında veya aşağısında olabilir.
- Bir grup buzağıda şiddetli bir salgın çıktığı zaman tedavi etkili olmayabileceğinden aşağıdaki önleyici tedbirler alınmalıdır.
- 1-Doğumun temizlenmiş ve ilaçlanmış doğum bölmelerinde yaptırılması.
- 2-Doğan buzağıların ayrı ayrı buzağı bölmelerinde bulundurulması.
- 3-Buzağı Bölmelerinde zeminin tahta ızgaralı olması, temiz ve bol yataklık bulundurulması
- 4-Buzağı barınağının havadar verutubetsiz olması
- 5-Barınaklarda kullanılan tüm malzemenin sık sık temizlenip ilaçlanması,
- 6-Buzağının kesilen göbek kordonuna ilk 2 gün ve günde 2 defa tentürdiyot ve sülfamit- antibiyotik toz tatbik edilmeli.
- 7-Bakıcı ve sağımcıların el ve giyim temizliğine dikkat etmeleri.
- 8-Buzağıların birbirinive diğer şeyleri emme ve yalamalarına mani olunması.
- 9-Yeni doğan Buzağıya ağız sütünün mutlaka verilmesi ve bir günde verilen süt miktarının buzağının doğumdaki ağırlığınınonda birini geçmemesi.
- Buzağıya içirilen süt fazla yağlı olmamalı, sıcaklığı 38derece civarında olmalı ve her gün bu sıcaklıkta verilmeli.
BOĞALARIN BAKIMI ve BESLENMESİ
Sağlıklı ve verimli yavrular elde etmek için üstün vasıflı, üstün verimli boğalara ihtiyaç vardır. Damızlıkta kullanılacak hayvanlar buzağı döneminden itibaren çok iyi bakıma alınırlar. özel olarak beslenirler
DAMIZLIK DÜVE SEÇİMİ
- Düve seçimi, boğalarda olduğu gibi dış görünüşüne ve diğer özelliklerine göre yapılır.
- Düvelerin dış görünüşünde istenen özelliklerin olup olmadığı aranır.
Anasının verim, tip ve meme yapısı ile ilgili kayıtlarına bakılır.
- Dış yapıya göre yapılan değerlendirmede birden fazla düve var ise yaşları dikkate alınarak, hepsinin bir arada değerlendirilmesi gerekir.
- Değerlendirme işlemi çoğunlukla kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle değerlendirme işleminin tecrübe ve mukayese etmeye dayanır
- Değerlendirme yapılırken, düvede arayacağımız özellikleri bilmemiz gerekir. Tip özellikleri olarak;
- sağrı yüksekliği, vücut derinliği, sağrı eğimi, sağrı genişliği, kas gelişimi, arka bacak yapısı, tırnak yapısı, genel sütçülük karakterleri,ön göğüs genişliğine ait gelişme durumlarının istenen oranda olup olmadığı aranır.
- Buzağı ve düveler göze hoş gelen ve köşeli bir beden yapısı göstermelidir. Boyun uzun ve belirgin, kısa bir sırt, belirgin kaburgalar ve iskelet yapısı tercih edilir. Az şişmanlık bir yaşını aşmış özellikle doğumu yaklaşan düvelerde tolere edilebilir bir özelliktir
- Sağrı yüksekliği , Sağrısı yüksek düvelerin gelecekte genellikle derin ve uzun vücut yapısına sahip olduğu görülür. Değerlendirirken hayvanın yaş ve ırkı göz önüne alınmalıdır.
Vücut derinliği, son kaburganın hizasından, sırt ve karına kadar olan uzaklığa göre değerlendirilir. Direnç ve yem yeme kapasitesi yönünden önemlidir. b'deki gibi orta derinlik istenir.
Sağrı eğimi, iki kemik çıkıntısı arasında varsayılan çizginin eğik ya da yatay olmasına göre değerlendirilir. Bu çizgide yükselme görülürse ileride güç doğumların olabileceği düşünülebilir. Kolay doğum ve genel döl verimi bakımından şekil3-b ‘deki gibi, kuyruk sokumuna doğru hafifçe alçalması istenir.
Sağrı genişliği, Şekilde görülen iki kemik arasındaki uzaklığa göre ölçülür. Dar olması durumunda doğum güçlükleri yaratabilmektedirler . b'deki gibi orta genişlikte olmaları istenir.
Kas gelişimi, hayvanın genel olarak tüm kaslarının gelişme durumuna bakılır. Hayvanın bakım, beslenme ve çevre şartlarından nasıl etkilendiğini yansıtır. Az olması zayıflık, çok olması süt üretimi ve sürüde kalma süresi bakımından istenmez.
Arka bacak yapısı, arkadan ve yandan bakıldığında diz ekleminin ön kısmının açısının genişe yakın olması gerekir. Açının dar ya da 180 derece olması, bacak direncini azaltacağından verim düşmesine yol açar.
Tırnak yapısı , yumuşak ökçelerin yerle olan yüksekliğinin çok yüksek ya da dar olması istenmez. Ayrıca, tırnak uzunluğunun ve gelişiminin Şekil 6'daki gibi normal olması istenir.
SÜT SIĞIRLARINDA BESLEME
Süt Irkı ineklerden Alınan süt miktarının artırılması kaliteli bir beslemeyle gerçekleşir.Hayvanın ırkı ne kadar iyi olursa olsun kaliteli ve yeterli süt alımı ancak dengeli beslemeyle olur.SU TÜKETİMİDE YETERLİ DÜZEYDE OLMALIDIR
YEM NEDİR?
- Belirli sınırda kalan miktarlarda Hayvanlara yedirildiğinde herhangi bir zararlı etkisi olmayan yaşamalarını ve verim vermelerini sağlayan organik veya inorganik madde.
- Sağmal ineklerin besin madde ihtiyaçları; , süt verimi, büyüme oranı ve gebelik durumuna bağlı olarak değişim göstermektedir.
- Bu açıdan sağmal ineklerin beslenmesi dört dönem olarak ele alınmaktadır.
- Birinci Dönem : Sağmal ineğin süt veriminin pik yaptığı dönemi de kapsayan buzağılamadan sonraki ilk 70 günlük dönem ( erken laktasyon),
- İkinci Dönem : Kuru madde alımının pik'e ulaştığı ve süt üretiminde azalmanın başladığı 70. - 140. gün arasındaki dönem ( orta laktasyon ),
- Üçüncü Dönem : Süt üretiminde sürekli bir azalmanın meydana geldiği ve laktasyon döneminde en uzun dönem olan 140. - 305. günler arasındaki dönem ( Geç laktasyon)
- Dördüncü Dönem : Bir sonraki laktasyondan önce ineğin kuruya ayrıldığı 50-60 günlük dönem ( Kuru dönem)
HAYVAN BESLEMEDE KULLANILAN YEMLER
- Kaba Yemler: Selüloz içereği Yüksek Olan yemler
- Bu yemler hangileridir,
- Her türlü yeşil yemler
- Yonca, Fiğ, Korunga, Yulaf, gibi ot olarak yetiştirilen ve karışık olarak yetiştirilen fiğ-yulaf-arpa karışımları vb
- Doğal veya yapay çayır ve mer’a yemleri
- Her tür kuru otlar (Yonca kuru otu, Fiğ kuru otu, Yulaf kuru otu, Fiğ-Yulaf kuru otu vb)
- Bazı konservasyon ve fabrikasyon yan ürünleri
- Kök ve yumru yemler (şeker ve hayvan pancarı, havuç, patates vb)
- Silo yemleri (Silaj)
- Her türlü harman kalıntıları (Samanlar, sap, kavuzlar, kesler vb)
- Her türlü meyve ve sebzeler (kavun, karpuz, elma, domates vb)
Kesif Yem
Hayvanların özellikle enerji, protein ve diğer besin maddeleri yönünden ihtiyaçlarını dengelemek amacıyla organik maddece zengin ve sindirilme oranı yüksek belirli formulasyonlara göre yem fabrikaları tarafından üretilen yemlerdir
- En uygun besleme hammaddelerin kaba yem oranı %70 iken kesif yem oranının %30 düzeyinde olduğu besleme şeklidir. Bu büyükbaş beslemede en sağlıklı ve en karlı besleme şeklidir. Büyükbaş hayvan beslemede, hedeflediğimiz verimi elde edebildiğimiz besleme şeklinde kaba yem oranı ne kadar yüksek ise işletme o kadar ekonomik ve karlı üretim yapıyor demektir. Yüksek verimli süt hayvanlarda bu oran %40 kaba yem ilen %70 kesif yem olarak da değişebilir.
Rasyon
Hayvanların bir günde tüketebileceği yem kuru maddesi içerisinde, hayvanın ihtiyaç duyacağı yaşama ve verim payı besin maddelerini karşılayacak şekilde hayvan besleme bilimine uygun olarak düzenlenen yem karışımıdır.
DERLEYEN
Mesut ERER
Ziraat Yüksek Mühendisi