Anız yakmanın etkileri
Çevreye olan etkileri: Anızın yakıldığı tüm ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de bu olay, hasat zamanlarında çevreye büyük rahatsızlık vermektedir.
Anız yangınları, havayı kirletir, yükselen dumanlar karayollarında görüşü azaltır; bu durum trafik kazalarına, can ve mal kayıplarına neden olur.
Komşu tarlalardaki hasat edilmemiş ürünlere, traktörlere, meyve bahçelerine, bunların etrafındaki çitlere, telefon direklerine, enerji iletişim ve haberleşme hatlarına, civardaki yerleşim yerlerine ve özellikle ormanlara, koruluk ve ağaçlık bölgelere telafisi olamayan zararlar verir.
Hasat sonrası tarla ve dikili alanlarda bulunan birçok yaban hayvanının yaşam ortamını yok eder.
Toprağın yapısında ve bitki bünyesinde önemli fonksiyonları olan organik maddeyi azaltır.
Toprak sıcaklığının yükselmesi sonucu toprağın mikrobiyolojik aktiviteleri geriler ve biyolojik denge bozulur.
Toprağı su ve rüzgar erozyonuna daha hassas bir duruma getirir. Böylece toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelikleri bozulur ve toprak verimliliği düşer.
Kaybolan doğal kaynaklarla birlikte yanmış tarlalar ve orman alanları kötü görüntüler sergiler, bu durum ülke turizmini olumsuz yönde etkiler.
Anız yakmanın toprak özelliklerine etkileri; Anız yakıldığında toprağın etkilenme derecesi iklim koşulları, toprak derinliği, topoğrafik yapı, besin elementleri içeriği ve organik maddeye göre değişmektedir.
Anız yakılmasının en önemli etkisi toprak yüzeyindeki organik maddenin yok olmasıdır. Organik maddenin yok olması, toprağın fiziksel, kimyasal, biyolojik ve verimlilik özelliklerini önemli derecede etkilemektedir. Toprak organik maddesinde azotun bitkiye elverişli hale gelmesi çok önemlidir. Organik maddedeki azotun serbest hale gelmesi, parçalanma ile toprağın su tutma kapasitesi ve erozyon durumu gibi mekanik özellikleri ile de yakından ilişkilidir.
Anız yakma ile zararlılarla mücadele ederken hiç kuşkusuz toprağın canlılığını oluşturan önemli ve yararlı organizmalarında yakma sırasında yüksek sıcaklıktan etkilendiği görülmüştür.
Anızın yakılması sırasında oluşan sıcaklığın etkisi ile toprağın 2,5 cm. derinliğindeki mikroorganizma faaliyeti yok olmaktadır.” Şeklinde konuştu.
Toprağa umulandan çok daha fazla zarar vermesi nedeniyle anız yakmayı yasakladıklarını da sözlerine ekleyen Aygül şöyle devam etti:
“Ülkemiz toprakları 1. derecede erozyon kuşağı içinde bulunmaktadır. Anız yakmanın toprağa olumsuz etkileri olduğu gibi erozyon oluşmasında sebebiyet vermektedir.
Cezai işlem;
Yukarıdaki nedenlerden dolayı anız ve yol kenarındaki boş alanlarda kuru ot yakılması Bakanlığımızın 12.04.2004 sayı ve 2002/18 nolu genelge ve 16.12.1998 tarih ve 23555 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1998/26 nolu tebliği ile yasaklanmıştır. Bu yasakların düzenli şekilde uygulanması ve takip edilmesinde Kayseri il ve ilçelerdeki mülki İdare amirleri ve kolluk kuvvetleri sorumlu bulunmaktadır.
Belediyeler ve muhtarlıklar ilan tahtaları, hoparlörler vb. duyurucu araçlarla anız yakılmasının yasaklandığı vatandaşlarımıza duyuracaklardır. Yasaklara uymayanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını idari ve adli makamlardan talep edeceklerdir.
Muhtarlar ve diğer kamu görevlileri, anız yakılan tarlanın durumunu duyum aldıktan sonra, tutanaklarla tespit edip idari ve adli mercilere sunacaklardır.
Anız yakmanın yasak olduğu yaz döneminde bu yasağa uymayanlar hakkında 2872 sayılı Çevre Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve Türk Ceza Kanununun 383 ve 526. maddeleri ile işlem yapılacaktır.
Anız yakma olaylarını duyduğu halde, idari ve adli makamlara duyurmayan muhtarlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Türk Ceza Kanunun 235. maddesine göre işlem yapılacaktır.”